
Bağımsız oyun yapımcısı Team Meat, bilinen seriye eklenen yeni bir Super Meat Boy oyunu yayınladı. Zamanında yalnızca mobil için yapılması planlanan oyunumuz, farklı varyasyonlarıyla artık milyonlarca kişiye hitap ediyor.
Otomatik koşu kontrolüyle oynadığımız bu oyun, bu yönüyle önceki oyunlardan ayrılıyor; bunun dışında başka bir fark olmadan geliştirilmeye devam ediyor. Oyunun adının sonundaki "Forever" aslında bize bir mekanik sunuyor. Şöyle ki oyunun bölümleri senin için prosedürel olarak üretiliyor. Yani teknik olarak oyun sana sonsuza kadar döngü halinde parkurlar kurabilir. Rastgelelik harika bir şey ve oyun bunu çok iyi bir arada tutmayı başarıyor. Tek kötü yanı, senin için önceden belirlenen dünya tohumu daha zor tarafa kayarsa açılış bölümlerinin bile gerçek bir işkenceye dönüşebilmesi.

Hikâyemizin ana kötüsü Dr. Fetus ve her şey onun etrafında dönüyor. Meat Boy ile Bandage Girl'ün küçük oğlu tatlı Nugget, bu sözde doktor tarafından kaçırılıyor. Çiftimiz ise çocuklarını kurtarmak için kolları sıvayıp düşmana haddini bildirmek üzere yola çıkıyor. Hikâye çok temel ve basit bir olaya indirgenmiş olsa da oyunun seni sıkmadığını ve içine çektiğini söyleyebiliriz.
Super Meat Boy oyun serisinin en sevilen yanlarından biri, hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, müzikleri ve sesleri. Oyuna ilk girdiğinde seni metal ve rock karışımı bir albüm bekliyor. Daha oyuna başlamadan harika bir açılış müziğiyle kalbimizi çalıyor. Oyunun sesleri de önceki oyunlarla aynı seviyede. Tamamen özgün sesler.
Animasyonlar ve görüntü çok sade ama öylesine canlı ki gözlerin bayram ediyor. İlk oyundan beri bu oyunun grafiklerini seven biri olarak, sanat tarzını değiştirmeden kullanmaya devam etmeleri beni çok mutlu etti.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, "Nugget"ı kurtarmak için "otomatik koşu" ile rastgele bölümleri geçiyor, ölümcül tuzaklardan ve düşmanlardan kaçıyoruz. Neredeyse her koşunun sonunda çocuğumuzu bulduğumuzda Dr. Fetus onu yeniden kaçırıyor. Daha önce oynamamış olanlar oyunu Mario tarzı oyunlarla karşılaştırmasın. Çünkü başlat tuşuna bastığın anda oyun doğrudan koşmaya başlıyor ve hızını da yönünü de sen belirleyemiyorsun. Bunun oyunun aksiyonunu senin için basitleştireceğini, Meat Boy'un zorluğunu azaltacağını bile düşünebilirsin, ama durum hiç de öyle değil. Teknik olarak basit bir oyun olsa da oynarken seni zorlayacak bir oyun.
Elbette Super Meat Boy tamamen o koşma ve zıplama oynanışıyla ilgili ve Forever bu konuda çok farklı. Yapacak bol bol zıplama var, ama koşmak bambaşka bir hikâye.

Gözle görülür biçimde zor bölümlerden oluşsa da beynini jimnastiğe zorlayan bir yapım. Üstelik oyun yaptığın yanlış bir hamle için seni cezalandırıyor. Ama oynarken her yanlış hamlenin, her ölümün tamamen senin sorumluluğunda olduğunu biliyorsun. Oyun matematiksel olarak çok öngörülebilir. Zıplayışlarının ne kadar yüksek olacağı ya da nerede süzüleceğin tamamen doğru hesaplarına bağlı bir değişken. Oyunda gerekli tuşlarla yumruk atmak ve sallanmak gibi farklı mekanikler de var. Oyunda tüm sorumluluk sende. Her bölümü bitirdiğinde hissettiğin duygu, satrançta bir yapay zekâyı yenmiş gibi. Abartmıyorum. Oyun çok tatmin edici. Seni zorluyor, düşündürüyor. Ama bunları yaparken hızlı kararlar vermen gerekiyor. Sabırlı biriysen bu oyun tam sana göre.
Kısacası Super Meat Boy Forever, sıkı hayranların umduğu oyun olmayabilir; ama bu kemiklerin üzerinde onların yıllarca keyifle didikleyeceği kadar et var.
