"Macera ve duygu dolu olağanüstü bir şölen, tam bir başyapıt"
Spiritfarer, Thunder Lotus Games tarafından geliştirilen, bol macera ve seçenek sunan bir inşa oyunu; bugünün rekabetçi, savaş dolu ve stresli oyunlarından çok uzak. Tam anlamıyla “kahveni al ve keyfine bak” türünden bir oyun. Uzun zamandır bu kadar tatlı, böylesine güzel ve dokunaklı karakterlerle dolu bir oyuna rastlamamıştım. Gel, Spiritfarer'ı ayrıntılı konuşalım. Oyunun hikâyesinin kökeni Yunan mitolojisine dayanıyor.

Mitolojiye göre ölülerin ruhları, yeraltı dünyasının (yani ölüler diyarının) tanrısı Hades'e gönderilirdi. Ancak ruhların bu dünyaya girebilmesi için çok tehlikeli bir nehri geçmeleri gerekir. Ruhların bu geçişi yapmasını sağlayan kişi ise Kharon'dur. Oyun da bu hikâyeden yola çıkılarak geliştirilmiş. Spiritfarer denen kişi, bu yolculukta ruhlara eşlik eder ve onları "Everdoor" denen dünyaya götürür; yani ölüler dünyasına girmelerini sağlar. Oyunun başında yaşlı bir Spiritfarer kendi işini bize devreder ve oyun, üstlendiğimiz sorumluluklarla burada başlar.

Karakterimiz Stella ve etrafımızda dolaşan kedimiz Daffodil ile birlikte ruhları küçük gemimizde ağırlayıp öbür dünyaya taşıyoruz. Yolda öyle duygusal karakterlerle karşılaşıyoruz ki onlardan hiç ayrılmak istemiyorsun. Oyunun en önemli yanlarından biri tarla kurup ekip biçebilmen, farklı balıklar tutabilmen, iğne iplik yapabilmen, odun kesip işleyebilmen, yeni yemekler keşfedip pişirebilmen, maden kazabilmen ve bunların üstüne gemini geliştirip misafirlerini daha iyi ağırlayabilmen. Gemiyle yolculuk yapıyor, yeni adalar ve yerler keşfediyor, farklı ruhlarla tanışıyorsun. Tanıştığın ruhları gemide ağırlarken onların açlığı, mutluluk işaretleri ve bu sayede kazandıkları bazı avantajlar da var. Örneğin bir ruh çok mutluysa senin için odun toplamaya gidebilir. Bazı ruhlar vegan olduğu için et ve et ürünleri yemeyebilir; bu yüzden farklı yemekler bulup pişirmen gerekir. Oyun sana bu tarzda sorumluluklar yüklüyor. Yine de oynadığın süre boyunca seni hikâyeden asla koparmıyor.


Tanıştığın her ruh seni duygusal bir moda sokabilir. Her ruhun, eşlik edebileceğin farklı bir hikâyesi var. Oyun seni öylesine içine çekiyor ki bir süre sonra tanıştığın bütün misafirlere veda etmek giderek zorlaşıyor. Hep yanında olan kedin Daffodil bu yalnızlığı biraz olsun unutturacak. Oyun ortalama 25 saatlik bir oynanış sunuyor.

Grafikler muhteşem; renk paletiyle göz dolduran yerler var. Animasyonlar gerçekten görsel bir şölen. Oyundaki sesler çok tatlı ve doğal. Ruhlar konuşmuyor, mırıldanıyor. Bu da sana huzur veren köşelerden biri. Müzikler özenle ve sadece bu oyun deneyimi için hazırlanmış; rahatlatıcı ve duygusal bir müzik. Oyunun tek kötü yanı, mekanik açıdan geliştirilmesi gerekmesi. Tuşlar çoğu zaman takılıyor, karakter dümdüz koşabiliyor ya da oyun donmuş gibi görünüyor. Ayrıca merdivenlerde inip çıkarken hatalar olabiliyor. Bunun dışında oyunda olumsuz gördüğüm bir yan olmadığını söyleyebilirim. Muazzam bir deneyimdi. Spiritfarer dokunaklı bir başyapıt; duygusal hikâyesine kendini bırakacağın, bu yolda dost olduğun ruhlarla biriktirdiğin anılara veda etmeyi öğreneceğin bir sanat eseri...